top of page



Sevginin Şartlara Bağlanması ve Çocukların Duygusal Dünyası
Birçok insan yaşadığı zorlukların bugüne ait olduğunu düşünür.Oysa çoğu duygu, çok daha eski bir yerden, çocukluktan taşınır.

Editör


Küçükken Sınır Koymadığınız Çocuklar
Beynimiz, düşündüğümüzden çok daha basit bir amaçla çalışır: Bizi hayatta tutmak. Bunun için de çevreyi sürekli tarar. Neresi güvenli, neresi riskli, neye yaklaşmalı, neyden uzak durmalı… Bu ayrımı yapabilmek için sınırların varlığına ihtiyaç duyar. Özellikle çocuklukta deneyimlenen tutarlı sınırlar, beynin “buraya kadar” demeyi öğrenmesini sağlar.

Editör


İlişkilerin Doğal Akışı: Aşktan Aileye
Genellikle bu ilk yoğunluk, ortalama olarak 15–18 ay civarında azalmaya başlar. Ancak bu süre, bireysel özelliklere, ilişkinin niteliğine ve yaşam koşullarına bağlı olarak daha kısa ya da daha uzun olabilir. Önemli olan, aşkın sabit değil, zamanla değişen bir yapıya sahip olduğunu bilmektir.

Editör


Duygusal Boşluk ve Bağımlılık
Kısacası bağımlılık yalnızca bir alışkanlık değil; duyguların, ihtiyaçların ve beyin kimyasının birbirine karıştığı bir süreçtir. Bu döngüyü anlamak ve içteki boşluğu sağlıklı yollarla doldurmak, kişinin yaşamını adım adım özgürleştirir.

Editör


Boşanma Sürecinde Çocukları Anlamak
Her ayrılığın bu kadar farkındalıkla yaşanması elbette mümkün olmuyor. Ama bunu bilen, bu özeni gösteren aileler için çocuk açısından çok daha sağlıklı bir yol açılmış olur.

Editör


Çocuklarımız Bir Yarış Nesnesi Değildir: Ebeveynler Olarak Ne Yapmalıyız?
Bu nedenle ebeveynlerin görevi yalnızca çocuklarını geleceğin zorlu koşullarına hazırlamak değil, aynı zamanda onların nefes alabileceği güvenli alanlar da oluşturmaktır.

Editör


Sevgi, Manipülasyon ve Sınırlar: Narsist Eş
Narsist bir eşle yaşarken en önemli önceliğiniz, kendi sınırlarınızı korumak ve duygusal sağlığınızı öncelik hâline getirmektir.

Editör


Birlik Beraberlik ve Dostluk
Birlik, beraberlik ve dostluk… İşte en güçlü karakter bunlardır.

Konuk Yazar I Küçük Yazar


Zorlu Bir Yolculukta Aile Olmak
Zorlu hastalık süreçleri yalnızca mücadele duygusundan ibaret değildir. İçinde bağ kurma, yıpranma, destek olma, güçlenme, yorulma, yeniden ayağa kalkma gibi birçok duygu yan yanadır. Bazen en ağır görünen günler, aile bireylerinin birbirine en çok yaklaştığı günlere dönüşür.

Editör


Samet'in Bağımlılık Hikayesi
Bir ay boyunca telefona hiç bakmamış. Ayın sonunda kendini çok daha iyi hissetmiş. O zaman anlamış ki:
Bir şeye çok bağımlı olursan, ondan uzak durmak sana iyi gelir.
Samet de böylece telefon bağımlılığını yenmiş.

Konuk Yazar I Küçük Yazar


Sevginin Takıntılı Halini Anlamak ve Yönetmek
Takıntılı ya da saplantılı sevgi, sevginin kendisinden çok, sevginin kaybolacağına dair yoğun bir kaygıdan beslenen bir bağlılık biçimidir.

Editör


Evliliğim İyileşsin İstiyorum
Bazen konuşmak, bazen sadece yanında durmak bile yeter. İyileşme, bağırarak değil birbirini duymaya niyet etmekle başlar.

Editör


Bedenimiz Konuşuyor: Kadınlarda Psikosomatik Belirtileri Anlamak ve Yönetmek
Bedenimiz bize sürekli mesajlar gönderir. Baş ağrısı, karın ağrısı, kas gerginliği ya da ani yorgunluk… Testler çoğu zaman normal çıkar, ama içimizde bir huzursuzluk kalır. Bedenimiz, bize “Bir şeyleri fazla yükleniyorsun” der, “Kendini dinle” der. Bu mesajlar gerçek, hissedilir ve önemlidir.

Editör


Mizaç ve Anne Karnındaki Etkileri
Mizaç yalnızca doğuştan gelen bir özellik değil; anne karnında başlayan ve ailedeki sevgi, güven ve anlayışla şekillenen bir süreçtir. Anne ve baba bu süreci bilinçli olarak desteklediğinde, çocuk dünyaya daha güvenli, dengeli ve uyumlu bir mizaca sahip olarak gelir.

Editör


Çocuğunuzun Problem Davranışlarıyla Baş Etmek: Yanında Olmak ve Anlamak
Çocuklar bazen ısırabilir, vurabilir veya sinirlenip öfkeyle tepki gösterebilir. Bu davranışlar çoğu zaman onların bir ihtiyacını, duygusunu veya stresini ifade etme şeklidir. Onları sadece “Yaramaz” veya “Sorunlu” olarak görmek, çözümü zorlaştırır.

Editör


Duyguların Fiziksel Tepkileri ve İlişkiler
İlişkilerde ise bu sinyaller çok önemli hale gelir. Yanınızdaki kişinin gergin omuzları, hızlı nefesi veya göz teması kurmaktan kaçması size bir şeyler anlatır; fark ettiğinizde yanlış anlamalar azalır, tartışmalar yumuşar. Empatiyle yaklaşmak, karşı tarafın beden dilini okumak ve küçük işaretleri görmek, ilişkinin güvenini ve yakınlığını artırır.

Editör
bottom of page