- Editör

- 11 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 Oca
Bağımlılık çoğu zaman insanın içinde taşıdığı bir boşluğu, zorlayıcı bir duyguyu ya da karşılanmamış bir ihtiyacı fark etmeden başka bir şeyle doldurmaya çalışmasıyla başlar. Kişi o anda sadece “İyi hissetme” isteğine odaklanır; yaptığı şeyin aslında duyguların üzerini örtmek olduğunu bilmeyebilir. Bu yöneliş bazen bir maddeye, bazen bir davranışa, bazen de bir insana olur.
Zamanla bu alışkanlık güçlenir. Kişi kendi duygularını düzenlemekte zorlanmaya başlar, dikkat dağılır, huzursuzluk artar ve ilişkilerde çatlaklar oluşur. Evde gerginlik yükselir, iletişim yıpranır. Kişi içindeki boşluğu bastırmaya çalıştıkça bağımlılık daha sağlam bir yer edinir.
Bu süreçte beynin dopamin sistemi önemli bir rol oynar. Bağımlılık oluşturan her şey dopamini normal seviyenin üzerine çıkarır. İlk başta “İyi geliyor” gibi hissedilen bu yükseliş zamanla beyin için sıradanlaşır. Beyin aynı hissi almak için daha fazlasını ister ve kişi istemeden de olsa davranışı tekrar ederek döngünün içine sıkışır.
Bağımlılık Türleri:
Bu döngü farklı biçimlerde ortaya çıkabilir:
Madde bağımlılıkları: Sigara, alkol, uyuşturucu gibi maddelerin beyinde güçlü etki yaratmasıyla oluşur.
Davranışsal bağımlılıklar: Kumar, alışveriş, aşırı yeme, çalışma veya spor gibi davranışlar kontrol dışına çıkabilir.
Teknoloji bağımlılıkları: Telefon, sosyal medya, internet ve oyun; hızlı dopamin dalgaları nedeniyle en sık görülenlerdendir.
İlişki ve bağlanma bağımlılıkları: Bir kişiye aşırı tutunmak, onay aramak, toksik ilişkilerden kopamamak.
Nesne ve süreç bağımlılıkları: Para, iş, risk alma veya sürekli başarı peşinde koşma gibi durumlar da aynı döngüyü yaratabilir.
Peki kişi içindeki o boşluğu fark edip sağlıklı yollarla doldurmaya başladığında ne olur?
Duygular netleşir, ihtiyaçlar doğru yerden karşılanır ve kişi artık zorlandığında otomatik olarak bağımlılık davranışına sarılmak zorunda kalmaz. İç dünyası güçlendikçe bağımlılık zayıflar. Beyin aşırı dopamin dalgalarına ihtiyaç duymaz, döngü yavaşça çözülür.
Kısacası bağımlılık yalnızca bir alışkanlık değil; duyguların, ihtiyaçların ve beyin kimyasının birbirine karıştığı bir süreçtir. Bu döngüyü anlamak ve içteki boşluğu sağlıklı yollarla doldurmak, kişinin yaşamını adım adım özgürleştirir.





Yorumlar