top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 9 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 4 Oca


Bazen bir evlilikte en çok sessizlik konuşur. Aynı evin içinde yaşarsın ama birbirinize uzak hissedersin. Küçük kırgınlıklar zamanla büyük duvarlara dönüşür. Ama hiçbir şey bir anda kopmaz; kopuşun öncesinde hep görülmemiş, duyulmamış bir kalp vardır. Evliliği iyileştirmek geçmişi unutmak değil, yeniden birbirini anlamaya çalışmaktır. Bir zamanlar aynı şeye gülen iki insan, neden bu kadar uzaklaştı diye sormak ve belki de yeniden el uzatmayı göze almak gerekir.


İlişkilerde bazen duygular karışır. Birbirini seven iki insan bile bir noktadan sonra aynı dili konuşamaz hale gelebilir. Kırıldığını söyleyemezsin, anlatmaya kalksan yanlış anlaşılır. Zamanla hem duygular hem de güven yıpranır. Ama güven yeniden inşa edilebilir bir şeydir, yeter ki iki taraf da bunu gerçekten istesin. Bazen konuşmak, bazen sadece yanında durmak bile yeter. İyileşme, bağırarak değil birbirini duymaya niyet etmekle başlar.


Evlilik sadece güzel günlerden ibaret değildir. Geniş aile sorunları, para sıkıntısı, sağlık problemleri ya da sadakatsizlik gibi durumlar ilişkiyi sarsabilir. Ama hiçbir kriz sonsuza kadar sürmez. Bazen bu tür dönemler aslında bir şeylerin değişmesi gerektiğini fısıldar. İyileşmek için önce gerçeği olduğu gibi kabul etmek gerekir. Kimi zaman “Neden ben?” yerine “Şimdi ne yapabilirim?” demek bile bir başlangıçtır.


Evliliği onarmaya çalışırken çoğu kişi kendini unutur. “Yeter ki o mutlu olsun.”, “Yeter ki çocuklar etkilenmesin.” derken, kalbinin sesi yavaşça kısılır. Oysa iyileşme sadece ilişkiyi değil, insanın kendisini de kapsamalıdır. Kendini unuttuğun bir yerde sevgi de nefes alamaz. Bazen biraz uzaklaşmak, sessiz kalmak, düşünmek gerekir. Ağlamak da olur, susmak da olur. Kalbinin neye ihtiyacı olduğunu anlamadan kimseye iyi gelemezsin. Kendini toparladığında ilişki de yavaş yavaş nefes almaya başlar.


Konuşmak gerekir, ama tartışmak için değil, anlamak için. “Sen böyle yaptın.” yerine “Ben böyle hissettim.” demek bile havayı değiştirir. Çocuklar, iş, yorgunluk derken çift olmayı unutmamak önemlidir. Bir kahve bile bazen yeter... Küçük şeyleri fark etmek, teşekkür etmek, bir dokunuş ya da ilgi göstermek güveni yeniden kurar. Bazen de dışarıdan bir göz gerekir; danışmanlık almak güçsüzlük değil, olgunluktur.


Her evlilik yara alır ama sevgi hala oradaysa iyileşmek mümkündür. Bazen mesele yeniden sevmek değil, sadece yeniden denemeye cesaret etmektir. Kırıldığınız yerde kalmak yerine, o yerden birlikte çıkmayı seçebilirsiniz. Çünkü iyileşmek, aslında “Biz” olmayı hatırlamaktır.




Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page