top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 27 Tem 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 4 Oca

Bu mesele... kolay bir konu değil.

Bir taraf çocuk isterken, diğeri bunu hiç istemediğinde, evin içinde görünmeyen bir duvar örülüyor sanki.

Kimse bağıra çağıra tartışmıyor belki ama sessizlik bile bir şey anlatıyor.


Çocuk isteyen taraf için bu sadece bir karar değil.

İçinde taşıdığı bir duygu, bir hayal.

Bazen küçüklükten gelen, bazen evliliği tamamlayan bir şey gibi hissediliyor.

Ve bu hayal, sevdiği insanla paylaşılamadığında… kalbin bir yeri eksik kalıyor.


Danışmanlıkta bu konuyu açan biri genelde sessizleşiyor önce.

Gözlerini kaçırıyor, sesi kısılıyor.


“O istemiyor... Ben daha fazla konuyu açmak istemiyorum.”


Ama açılmamış her konu, içeride büyüyor.

Kırgınlık, yalnızlık, değersizlik duygusu sessizce yayılıyor.


Bazı insanlar “Çocuk istemek büyük bir karar, partnerin buna hazır değilse beklenmeli” diyor.

Evet, belki doğru.

Ama öbür tarafta bekleyen biri var.

Zamanla yarışan, sessizce içi sızlayan biri.


Çocuk istemeyen eşin de bir hikâyesi var tabii.

Bazen geçmişten kalan acı bir anı, bazen taşıyamayacağını düşündüğü bir sorumluluk, bazen de “Hayatım bu değil” diyebileceği bir yönelim…

Yani her iki tarafın da kalbinde başka başka şeyler var.


İşte burada mesele çocuk olup olmaması değil aslında.

Mesele şu:

Bu hayal üzerine konuşabiliyor musunuz?

Birbirinizi duymaya gönüllü müsünüz?

Anlamaya, hatta anlamasanız bile yanında kalmaya niyetli misiniz?


Çocuk konusuna gelindiğinde taraflardan biri konuşmaktan kaçmaya, diğeri de susmaya başlıyorsa… ilişki yorulmaya başlıyor.

Çünkü mesele sadece o çocuk değil, ilişkinin bağ dokusu.


Şunu çok gördüm:

Bazen hiçbir taraf fikrinden vazgeçmiyor.

Ama birbirini gerçekten duymayı öğreniyor.

Ve işte o zaman, evlilik büyüyor.

Bir kararın ötesinde, bir bağ kuruluyor.


Zor bir konu bu.

Sana birinin “Hadi sabret” demesi çözmüyor.

Ya da “Zamanla o da ister” demesi içini rahatlatmıyor.

Ama şunu diyebilirim:

Senin bu hayalin utanılacak, saklanacak bir şey değil.

Ve partnerinin çekincesi de hafife alınacak bir şey değil.


Önemli olan, bu sessizliği birlikte taşıyabilmek.

Konuşmaya cesaret etmek.

Gerekirse bir uzmandan destek alarak, kalpten kalbe bir köprü kurmak.


Ve eğer o köprü kurulursa, bazen karar değişmese bile ilişki sağlamlaşıyor.

İnsan kendini yalnız hissetmiyor artık.


Yol her zaman net değil.

Ama birlikte yürüyebilmek mümkün.

Birbirinizi kaybetmeden, bir çözüm bulmak da mümkün.



 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page