- Editör

- 27 Tem 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 Oca
Evlilik, iki insanın hayatlarını, hayallerini ve en derin duygularını paylaştığı bir bağdır. Bu bağın en temel yapı taşı ise güvendir. Güven olmazsa, insanların kendilerini özgürce açması, korkusuzca paylaşması zorlaşır. Psikolojik olarak güven, kişinin hem ruhunu hem bedenini rahat bırakmasını sağlar. Evlilikte güven yoksa, kişi kendini geri çeker, hatta bedensel olarak da uzaklaşır.
Cinsellik de bu güven üzerine kurulur. Cinsellik sadece fiziksel bir yakınlık değil, aynı zamanda ruhların buluşmasıdır. Güven eksikliği varsa, erkeklerde boşalma güçlüğü, erken boşalma; kadınlarda vajinismus gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunların kökünde genellikle duygusal yaralar, iletişim kopuklukları yatar.
Cinsel sağlık ise, evliliğin başka bir önemli parçasıdır. Çok eşlilik de evliliğin en riskli yönü. Bu durum ne yazık ki, marifet sayılmamalı; aksine birçok riski beraberinde getirir, bunun farkında olunmalıdır. HIV gibi bağışıklık sistemimizi zayıflatan, çoğunlukla fark edilmeden ilerleyen virüsler; korunmasız ilişkilerde hızla yayılır. Ona eşlik edebilen bel soğukluğu, frengi, herpes, HPV ve klamidya gibi diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar da vardır. Bazıları belirti göstermese de, tedavi edilmediğinde ağır sonuçlar doğurabilir.
Toplumda bu hastalıklar ve riskleri hakkında yeterince bilinç yok. Bu yüzden çok eşlilik maalesef yaygınlaşabiliyor; oysa çok eşlilik hem sağlığı hem evlilikteki güveni zedeler.
Tek eşlilik ise, hem bedeninizi hem de kalbinizi koruyan en sağlam yoldur. İlişkide karşılıklı saygı, sevgi ve açık iletişim kurmak; hem cinsel sorunların üstesinden gelmekte hem de bulaşıcı hastalık riskini azaltmakta çok etkili.
Sonuç olarak, çok eşlilik riskleri artırır, tek eşlilik ise sevgi ve güvenle büyür. Sağlıklı, mutlu bir evlilik için bu temel asla göz ardı edilmemeli.





Yorumlar